Yaz Mevsiminde Beslenme

Yazın sağlıklı beslenirken nelerden uzak durmalıyız?

Vücudumuzun normal ısısını koruyabilmesi için mevsimlere göre metabolizmada bazı değişiklikler olur. Bu nedenle kış aylarında metabolizma hızı yaklaşık olarak %10 artarken, yazın bu artışa çok da gerek kalmaz. Yaz aylarında havanın etkisiyle metabolizma fazla çalışmadığı için besin tüketimini de ona göre azaltmak ve dengelemek gerekir. Yaşamsal bir denge vardır hayatımızda. Kışın hareket azalır ama soğuk havalarda metabolizma hızı artar ve denge sağlanır. Yazın da aktivite artar.

Besin tüketim miktarının artması veya azalması mevsimlere göre değişirken, bireysel değişiklikler ve yaşlara göre de değişir.

Özellikle çocuklarda yazın aktivite miktarı artar. Yazın dışarda oynama, yüzme ve diğer aktiviteler doğal olarak enerji harcamasında artışa neden olur. Yazın çocuklarda bu harcanan enerjiyi doğru besin örüntüsü ile karşılamak sağlıklı ve dengeli beslenme için önemlidir.

Yalnız yaz mevsiminde aktivitenin artmasının yanında metabolizma da bir takip değişiklikler meydana gelir. Havaların ısınması ile beraber yorgunluk, uyku hali, eklem ve baş ağrıları, halsizlik oluşabilir. Bu dönem özellikle atmosfer basıncındaki değişikliklere bağlı olarak mide, dolaşım problemlerinin ve mevsimsel alerjilerinin tetiklendiği bir mevsimdir.

Yaz sıcaklığından en çok etkilenenler çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp ve şeker hastalığı olan bireylerdir.

Yaz mevsiminde bu basınç değişikliklerinden özellikle ergenlik çağındaki bireyler ve yetişkinler daha fazla etkilenmektedir.  Bu etkileri en aza indirebilmek için bazı önlemler alınabilir:

  • Yazın günlerin uzamasına bağlı olarak yatış saatinizi geciktirmeyin. Geç saatte yatıp yine her zamanki iş ve okul temposuna ayak uydurmak zor olmakta ve gün içinde halsizlik, yorgunluk yaşanmaktadır.
  • Beslenmenizde vitamin ve mineral ağırlıklı besinlere yer verirken bunları çeşitlendirin. Yazın meyve ve sebzenin daha bol olmasının nedeninin bu mevsimde vitamin ve minerale daha çok ihtiyacımız olduğunda olabileceğini hiç düşündünüz mü?
  • Her sabah en az 10 dakika yürüyüş yapmaya çalışın.
  • Yazın alınan alkol miktarına dikkat edin. Alınan alkol besinlerin içindeki vitamin ve minerallerin vücudunuzda kullanımını engelleyip hiçbir işe yaramadan dışarı atılmasına neden olur. Bu da mide sorunlarını, yorgunluk, halsizliği tetikler.
  • Sabah ve akşam güneşlenmek aldığınız besinlerdeki kalsiyumun kemiklerinize yerleşmesini sağlayacağı için özellikle çocuklar için çok önemlidir. Kemik gelişimi çocuklukta en iyi şekilde sağlanırsa ileriki yaşlarda faydası görülecektir.
  • Yazın fazla terleme ile vücuttan sıvı kaybı çok olmaktadır. Vücutta sıvı elektrolit dengesinin bozulmaması için hem kendiniz hem de çocuklarınızın su tüketimini artırması çok önemlidir. Su tüketiminin artırılması ödemin atılması, elektrolit dengesi bozukluğuna bağlı, bulantı ve baş dönmelerini engeller. İçilen çay, kahve ve asitli içecekler vücudun sıvı ihtiyacını karşılamaz. Günlük su tüketimi yaz aylarında 2 litrenin altında olmamalıdır.
  • Yazın rota virüslerden kaynaklanan bebek ve çocuklarda sıklıkla görülen ishallerin önlenmesi için el temizliği, besinlerde ve ortamdaki hijyen çok önemlidir.
  • Besin zehirlenmeleri özellikle besinlerin sıcağın etkisi ile çok çabuk kontamine olması nedeni ile yazın özellikle dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çocuk ve gençleri dışarıda ve açıkta satılan yiyecekleri tüketmenin tehlikesi, zararları hakkında bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Yazın özellikle tüketilmesi riskli olan besinler et, yumurta, süt, balık ve bu besinleri içeren yiyeceklerdir. Bu besinlerin hijyen kurallarına ve saklama, bekletilme koşullarına uygun olmadan satın alınması sağlığı tehdit etmektedir.
  • Sıcak havalarda özellikle çocuklarda iştahsızlık görülebilir. Bu nedenle çocukların azar azar sık sık beslenmesi, su tüketiminin artırılması gerekir. Oyuna dalıp besin tüketimini azaltan çocuklarda kilo kaybı oluşabilir.
  • Yaz aylarında taze sebze ve meyve tüketilmesi çok önemlidir. Meyveleri sıkmadan taze haliyle tüketmek vitamin kaybının önüne geçecektir. Sebzelerin kızartılması vitamin ve mineral miktarının düşmesine neden olur
  • Pişirme yöntemi olarak haşlama, buğulama, ızgara en ideal yöntemlerdir. Kızartmalardan özellikle yaz aylarında uzak durulması gerekmektedir.
  • Yazın günlerin uzamasına bağlı olarak özellikle akşam oturmalarının uzaması 18.00 den sonra çerez, tatlı gibi besinlerin arka arkaya tüketilmesine neden oluyor. Bu tüketimi en aza indirebilmek için gündüz kesinlikle öğün atlanmamalıdır. Gündüz öğün atlamak gece yemenin en büyük nedenidir.
  • Yazın fazla terleme ile beraber mineral kaybını yerine koyabilmek için her yaş grubunun 1 şişe soda içmesi uygundur. Yalnız unutmamak gerekir ki soda aynı zamanda midenin çabuk boşalmasına ve açlık hissinin oluşmasına neden olur. Bu nedenle günde 1 şişe soda yeterlidir.
  • Yazın içecek olarak bol sulu ayran tüketilmesi hem serinletecek, hem de fazla besin tüketiminin önüne geçmenize destek olacaktır.
  • Yazın direnci artırmak, immün sistemi güçlendirmek için mevsimin sağladığı tüm besinlerden faydalanmak, taze taze tüketmek gerekir. Yaz meyve ve sebzelerini çeşitlendirerek her birinin besin içeriğini taze taze vücudumuza almalıyız.
  • Çocuklarınızın tüm sebze meyvelerin tadına bakması için sevebilecekleri tarifler ve düzen sağlamaya çalışın.
  • Yazın dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da mangal partileridir. Mangalda ateşe çok yakın pişirilen etin mangal kömürüne damlayıp yeniden ete bulaşması kanserojen etki yaratmaktadır. Bu şekilde pişirilen etin zararlarını en aza indirebilmek için ızgara süresini kısaltmalısınız. Eti tam olarak çiğ değil de kısa bir süre fırında pişirdikten sonra mangalda pişirebilirsiniz. Kömürün ateşinin alev alev gözüktüğü sürenin geçmesini beklemelisiniz. Az yağlı etlerin mangalda pişirilmesi ateş üzerine yağın damlamasını en aza indirecektir. Asla yanık ve kararmış et tüketmeyin. Odun ateşi kullanın. Daha kısa sürede pişebilen kebap, şiş gibi etleri kullanın. Pişirdiğiniz etleri mangaldan 15 cm uzakta tutarak pişirin